Programlama Dünyası Nereye Koşuyor?
Bu soruyu, Microsoft olsa şöyle cevaplardı:
"Siz nereye isterseniz oraya!"
Şahsım adına konuşursam; yıllardır Microsoft'un bu soruya verdiği cevapları dinleyerek durduk. Hatta bir seferinde Max Planck ne ise Microsoft da odur diyerek iyice saçmaladık.
Saatler geçti, aylar geçti, seneler geçti. Şimdi 2009'dayız. Bir söze göre bir adet Facebook, 120 adet ToyotoSA ediyor. Sun MySQL'i, Oracle Sun'ı yutuyor. Adobe, web'in eskilerinden Macromedia'yı hamlıyor. Amazon bir web servisidir tutturmuş gidiyor. OpenID daha koşamadan Facebook Connect'ler çıkıyor. Google Apps diyor, Microsoft Azure. Micorsoft tosun gibi Exchange'e güvenirken, Google "gelin Exchange'iniz ben olayım" diye çapkınlığa çıkıyor. Ve Microsoft hâlâ Office'ini buluta geçirecek, gelecek sene diyor.
Oluyor da oluyor. Her gün bu bulut kümesinde yeni bir vaka cereyan ediyor.
Peki programcı, hani şu kod işçisi, parmak ucu terinin sahibi, emek yorgunu insan bu filler savaşında ne yapıyor?
Şimdi bu soruyu en çok Microsoft dünyasındakiler soruyordur eminim. Şu ALT.NET hikâyeleri de bu soruyu sormuş olanların birliği değil mi?
Artık bu insanlar, dev tekel stratejilerinin arasında pusulayı kaybettiklerini düşündüler.
Şu olaylara bir bakın mesela.
Web'i seven, her şeyine hâkim insanları ASP.NET'in radikal değişimiyle kabuğuna çeken ve web'den soğutan kimdir?
Bir dünya insan web'den soğurken kimsenin adamdan saymadığı PHP ile dünyanın en pahalı sitelerini, web framework'lerini oluşturan... web'e takla attıran kimlerdir?
Ya peki şu anda IIS 7'ye PHP'yi süper hızlı çalıştıralım diye özel moduller ekleyen kimlerdir?
Dağıtık yapıları 2002'de COM+'a, 2005'te Remoting'e ve nihayet 2008'de ise SOA'ya dayayan kimdir? Her 3 sene bir, insanları kodları değiştirmeye ikna eden kimlerdir?
Sizce programcı bu kadar gevezelikten bıkmamış mıdır? Onun da bir midesi yok mudur?
Vardır efendim, vardır.
Konuşacak, yazacak, tenkit edecek, takdir edecek... çok şeyleri vardır onların.
Biz şimdilik iki arkadaş olarak bir araya geldik ve Bulutlararası'nda programcı hasbihâli etmeye karar verdik.
Midesi olan programcılar olarak artık bulut, küme, Ruby, Mono, Google, SOA... ne bulursak lafını edeceğiz. Dev strateji sahiplerini ufak ufak rahatsız edeceğiz. "Programcılar elinizde oyuncak mı?" mealinde sözler hazırlayacağız.
Bulutlararası nedir, nereden çıktı derseniz buyrun.
Peki Evcil.NET'e ne olacak derseniz. İşte orada, bu işi yeniden düşünmenin gerekliliğini vurgulamamız lazım. Siz de elinizi vicdanınıza koyun. Şu saatte kim artık uzun uzadıya programlama makalesi okuyup bir şey öğreniyor? Tüm Hindistan ahalisi zaten yazıyor bunları. Hem de basit ve alelade bir İngilizce'yle. Türkiye'de de yazanlar oluyor, hem de bol bol.
Bizce teknik makale yazmanın vakti ve modası geçmiştir. Artık insanlar cik cik'leyerek (twitter cıvıltı demek) iletişim kuruyor bu internet masalında. Siz kimden oturup makalenizi okuyup hayır duası etmesini bekliyorsunuz. Makale yazan sadece kendini tatmin ediyordur ya da bizim bir zamanlar yaptığımız gibi o konuyu öğrenmek için yazıyordur. Akademisyenler de böyle yapar ya hani; öğrenmek için tez yazmış olurlar.
Velhâsıl, burada fasülyenin faziletlerine dair bir ürün beklemeyeceğinize söz veriniz. Didaktik cümleler kınına çekilmiştir.
Şimdi İstanbul için bulut vaktidir.